Müjdat Gezen, Cüneyt Arkın’ın Hayatını Kaybettiği Geceyi Anbean Anlattı!

Usta oyuncu Müjdat Gezen, hayatını kaybeden Cüneyt Arkın’ın cenazesinde fenalaşarak gündeme gelmişti. Arkın’a olan son vazifesini yerine getirmek için hazır bulunan Müjdat Gezen, sinema devinin hayatını kaybettiği geceyi anlattı.

Başarılı bir oyuncu ve muharrir olan Müjdat Gezen, Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Canım Abim…’ başlıklı bir yazı yayınladı.

85 yaşında aramızdan ayrılan Cüneyt Arkın’ın vefat ettiği günü anlattı.

İşte Gezen’in kısa sürede gündem olan yazısı…

Müjdat Gezen kaleme aldığı yazısında ‘Bir insan bu kadar mı âlâ olabilirdi?.. Onu çok, pek çok sevdim ben. Altmışlı yılların başlarında bir sinemada buluştuk ikimiz. O, sinemanın jönü, ben berbat adamı. At üstündeyim. Beni tüfekle vuruyor. Ölüp düşeceğim attan. Bir türlü ölemiyorum ve bir türlü düşemiyorum. Bir, iki, üç, dört tekrar… Olmuyor. Ölemiyorum. Yönetmen Süreyya Duru dayanamadı: “Yahu Müjdatçığım hayatında hiç mi ölmedin?” dedi. Ben de: “Abi hayatımda hiç ölmedim” dedim. Gülüştük durduk. Cüneyt Abi, o işlerin ustasıydı. Bana nasıl vurulmam gerektiğini ve attan nasıl düşeceğimi öğretti. Çektik sineması, oldu. ‘ ifadelerine yer verdi.

Gezen, sinema jönü Cüneyt Arkın’ın ile olan dostluğundan da bahsetti.

”Yıllar geçti. Onu üç oyunumda oynattım. Tiyatroya âşık oldu, “Neden beni daha önce bu işle tanıştırmadın?” dedi. Hayatımda bu kadar çok alkış alan birini hiç görmedim. Birinci oyunun perde ortasında odasına girdim: “Abi bundan sonraki oyunlarımda yoksun” dedim. “Neden?” dedi. “Çünkü benden fazla alkış alıyorsun” dedim. Sarıldık birbirimize ve bir daha hiç ayrılmadık. Üç oyunumda oynadı. Tekrar aldı alkışlarını. Her hafta en az bir iki kere telefonlaşırdık.”

‘Zor nefes alıyor.’

Müjdat Gezen, “Üç gün önce Betül telefon etti: ‘Zor nefes alıyor’ dedi. Hemen aile doktorum Gündüz’ü evine yolladım” diyen Gezen, Arkın’ın telefonda kendisine, “Nefesim iyi değil ya” dediğini söyledi. Arkın’ın KOAH olduğunu belirten Müjdat Gezen, o günü, “Bir alet vardı oksijen veren. O alet getirildi eve. Doktor Gündüz Yavuzer telefonda bana: ‘Pek iyi görmedim’ dedi… Gece yarısı uyanmış ve kalbi durmuş. Doktorlar çok çaba göstermişler ama abimi geri döndürememişler” diye anlattı.

‘Bu dünyadan bir Fahrettin Cüreklibatır geçti. İz bıraktı çok.’

“Onu o kadar özleyeceğim ki… Daima hoş günlerimiz oldu birlikte. Aile dostum canım ciğerim, Betül’ün canı ciğeri, evlatlarının can babasıydı. Bizim tiyatroda sevmeyeni yoktu. Bütün takımım telefonla arayıp ağlıyorlar. Ben de ağlıyorum. Çok ağlıyorum. Onu Zincirlikuyu’daki yerine götürdük. Artık nefes almaya muhtaçlığı yok. Aslanlar üzere adam bize veda etti ve gitti. Bu dünyadan bir Fahrettin Cüreklibatır geçti. İz bıraktı çok. Bir gözüm de yaş var onu kaybettim diye, öbür gözümde memnunluk var onu yakından tanıdım diye… Rahat uyu abim.”

”Nasıl olsa bir gün yeni bir sinemada yahut oyunda oynayalım. Sen jön ol, ben bön olayım. Finalde el ele çıkıp seyircimizi selamlayalım. Bu tarafta olması kural değil abim.”

Yorum yapın